Yoksullara derman oldu


İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin duayen hocalarından Prof. Dr. Murat Dilmener, koronavirüs nedeniyle 3 Mayıs’ta 79 yaşında aramızdan ayrıldı. Dilmener bir hastasından kaptığı virüsle 38 gün savaştı ama olmadı. Geride yetiştirdiği yüzlerce doktor, onu sevgiyle anan binlerce hasta ve onu çok özleyen insanlar bıraktı. Prof. Dr. Dilmener’in ismi, Yeşilköy’de Atatürk Havalimanı’na inşa edilen pandemi hastanesinde yaşayacak.

Prof. Dr. Feriha Öz, Türkiye’de patolojinin simge ismiydi | Yüzlerce öğrenciye el verdi

Konakta büyüdü

Dilmener, 1941’de Mardin’de doğdu ve Cercis Murat Konağı’nda büyüdü. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Binlerce insana şifa verdi, binlerce öğrencisine ilham kaynağı oldu. Parası olmayan hastalarına yardım ettiği için geçirdiği soruşturmalar da onu yolundan çeviremedi. Her zaman “Önce insan” dedi.

‘İnsanlığı da başkaydı’

Kenan Gürdal (Prof. Dr. Murat Dilmener’in kuzeni ve Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi Vakfı Başkan Yardımcısı): “Biz okula giderken Murat abi İstanbul’a üniversiteye gidiyordu ama geldiğinde hep bizimle ilgilenirdi. Bana ve kardeşlerime matematik çalıştırmak için bize geldiğinde, kendimizi yorganların altına atıp uyuyor taklidi yaptığımız dönemleri hatırlıyorum. Bunu her aile meclisinde gülerek anlatırdı. Hastaları ailesi gibiydi.”

‘Evi fakülteydi’

Taner Dilmener (Prof. Dr. Murat Dilmener’in oğlu): Babam için okulun, hastaların ve hastanenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak imkansız. Fakültenin her şeyiyle ilgilenirdi. Duvarların boyanmasından hasta odalarının yapımına kadar. Hiçbir hastasını geri çevirmezdi. Odasının kapısında hep hastalar dizili beklerdi, hepsine bakardı. Öğrencilerine de çok düşkündü, onlara farklı yöntemlerle eğitim verirdi. Merhametliydi, hastaları takip ederdi iyileştiler mi diye. İhtiyacı olanların ilacını bile alırdı.”

İstanbul’dan vazgeçmedi

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin ardından Mardin ve Şırnak’ta zorunlu hizmet yapan Murat Dilmener, akademik kariyere karar verince çok sevdiği fakültesine döndü. 1983’de doçent, 1988’de profesör oldu. 1991-1998 arasında ‘Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji’, 1999-2008 yılları arasında ise ‘İç
Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı’ olarak görev yaptı. Parasız hastaları karşılıksız tedavi ettiği için hakkında soruşturma bile açıldı ama kısa sürede bu yanlıştan dönüldü.